Nadir ve ultra nadir hastalıklar alanında plazma kaynaklı tedavilerle küresel ölçekte fark yaratan Kedrion Biopharma, bilimi insan hayatına dokunan somut çözümlere dönüştürme misyonuyla çalışmalarını sürdürüyor. Kedrion Türkiye Genel Müdürü Sema Özel Baydar ile gerçekleştirdiğimiz bu söyleşide; kalite ve inovasyonu merkeze alan vizyonunu, Türkiye’nin küresel klinik araştırmalardaki stratejik rolünü ve önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini ele aldık.
Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Liderlik yaklaşımınız ve sektörel deneyiminiz hakkında neler söyleyebilirsiniz?

İlaç sektöründe, Eczacıbaşı’nda başlayan ve daha sonra Türkiye, Avrupa ve ABD’den Abbott bünyesinde üstlendiğim liderlik rollerini kapsayan 25 yılı aşkın bir deneyime sahibim. 2019 yılında İngiltere’de Bio Products Laboratory’nin Başkan Yardımcısı oldum. Bio Products Laboratory (BPL) ve Kedrion’un küresel ölçekli birleşmesini takiben, edindiğim uluslararası deneyimi kendi ülkemde katma değere dönüştürmek için Kedrion Türkiye Genel Müdürü olarak görevime başladım.
Kedrion Türkiye’de, ortak bir ideal etrafında kenetlenmiş bir ekibe liderlik ediyorum. Amacımız; nadir ve ultra nadir hastalıklara sahip bireylerin, yaşamlarını iyileştirecek tedavilere kesintisiz ve güvenilir bir şekilde erişimini sağlamak. Liderlik anlayışımın temelinde; ister hastalarımız ister iş ortaklarımız veya çalışma arkadaşlarımız olsun, her kararın merkezine insanı yerleştirerek güven, empati ve iş birliği kültürü yaratmak yer alıyor. Benim için liderlik, farklı bakış açılarını kapsayıcı bir derinlikle dinlemek ve her sese saygı duymaktır. Biliyorum ki bireyler değer gördüklerini hissettiklerinde potansiyellerini en üst seviyede sergilerler; Kedrion’un inovasyon gücü de tam olarak bu kolektif tutkudan besleniyor.
Bu roldeki bir kadın olarak, liderliğin güçle değil, sorumluluk ve kapsayıcılıkla ilgili olduğunu göstermek istiyorum. Amacım, başkalarına cesaret ve özenle liderlik etmeleri için ilham vermek, farklı seslerin geleceği şekillendirdiği alanlar yaratmaktır.
Kedrion Biopharma’nın vizyonu ve misyonu hakkında bilgi verebilir misiniz?
Misyonumuz; koagülasyon, nörolojik bozukluklar ve immün yetmezlikler gibi nadir ve ultra nadir hastalıklarla yaşayan hastalar için yaşam kalitesini artıran plazma kaynaklı tedaviler sunarak inovatif bir biyofarmasötik ortağı olmaktır. Bizi farklı kılan, tam entegre yapımız ve her bir bağlantıya (bağışçılar, hastalar, çalışanlar ve iş ortakları) değer veren benzersiz yaklaşımımızdır.
Dünya çapında bilinen 9.000 nadir hastalıktan şu anda sadece yaklaşık 450’sinin tedavi edilebilir olması bizi ileriye taşıyan temel motivasyondur. Türkiye’deki hedefimiz, yenilikçi tedavileri hastalarla buluşturmak ve ülkemizi küresel klinik araştırmalarımıza entegre etmektir. Hasta odaklılığını; sağlık otoriteleri, hekimler ve hasta dernekleri ile kurduğumuz güvene dayalı, etik iş birlikleriyle birleştirirken, Kedrion Türkiye’yi bilim ve insani değerlerin buluştuğu bir merkez olarak konumlandırmaya yatırım yapıyoruz.
Kedrion’un odaklandığı temel terapötik alanlar nelerdir?
Küresel olarak ve Türkiye’de, hastaların yaşamları üzerinde derin etkisi olan nadir ve ultra nadir hastalıklara odaklanıyoruz. Temel terapötik alanlarımız arasında hemofili ve nadir pıhtılaşma faktörü eksikliklerigibi koagülasyon bozuklukları, nöromüsküler ve nöroimmün hastalıkları içeren nörolojik hastalıklar ve primer ve sekonder immün yetmezlikler yer almaktadır. Söz konusu hastalıklar, hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde tehdit eden durumlardır. Bizim en temel taahhüdümüz; bu zorlu süreçlerle mücadele eden bireyler için plazma kaynaklı yenilikçi tedaviler sunarak, onların yaşamlarında somut ve anlamlı bir fark yaratmaktır
Kedrion’u rakiplerinden ayıran nedir? Kalite ve güvenilirliği nasıl sağlıyorsunuz?
60 yılı aşkın uzmanlığımızla, bağışçıdan hastaya kadar tüm zinciri yönetiyoruz. Kalite ve güvenilirlik operasyonlarımızın temel taşlarıdır. Küresel Kalite Güvence programımız aracılığıyla en katı uluslararası standartlara uygunluğu garanti ediyoruz. Plazma Protein Terapötikleri Derneği (PPTA) tarafından verilen QSEAL Sertifikası, bu mükemmelliğin uluslararası bir onayıdır. PPTA üyeleri olarak, titiz donör tarama protokollerine bağlı kalıyor ve gelişmiş viral inaktivasyon teknolojileri kullanıyoruz.
CEO’muz Ugo di Francesco’nun sıkça söylediği gibi, “En büyük değil, en iyi olmak istiyoruz.” Bu yaklaşım, tüm paydaşlarımız ve çalışanlarımızla omuz omuza çalışmamıza olanak tanıyor. En büyük olmadan küresel bir oyuncu olmak, insanların yaşamları üzerinde gerçekten etki yaratan türden insani bağlara öncelik verebileceğimiz anlamına geliyor.
Kedrion’un Ar-Ge ve klinik araştırmalar konusundaki çalışmaları nelerdir? Küresel projeler Türkiye’ye nasıl yansıyor?
Stratejimiz; yenilikçi, küresel olarak onaylanmış tedavileri mümkün olan en erken aşamada Türkiye’ye getirmeye, üst düzey danışma kurulları aracılığıyla yerel bilimsel bilgiyi güçlendirmeye ve Türk sağlık merkezlerini küresel klinik araştırmalarımıza entegre etmeye odaklanmaktadır. Türkiye, Kedrion için sadece operasyonel bir pazar değil, bilimi ilerletmede ve küresel tıbbi diyaloğu şekillendirmede stratejik bir ortaktır. Avrupa, Orta Doğu ve Asya-Pasifik’i birbirine bağlayan hayati bir merkez olarak konumlanan Türkiye, sürdürülebilir yatırım ve iş birliği taahhüdümüzde merkezi bir rol oynamaktadır.
2026 yılı ve önümüzdeki 5 yıl için hedeflerinizi nasıl özetlersiniz?
Gelecek vizyonumuzu iki kelimeyle özetleyebiliriz: Organik büyüme ve derinleşme. Önümüzdeki beş yıl içinde, hastaların tedaviye erişimine katkı sağlamaya devam etmeyi, Türkiye’ye yeni tedaviler getirmeyi ve bilimsel iş birliklerini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Türkiye’deki sağlık hizmetlerine yaygın erişim ve tıbbi hizmetlerin yüksek kalitesi, tedavilerin geliştirilmesini desteklemek ve bunları en çok ihtiyacı olanlara ulaştırmak için güçlü bir temel sağlamaktadır.
Bilimin rehberliğinde ve insanlıktan aldığımız güçle, ‘bilimin insanlıkla buluştuğu yer’ olma sözümüze sadık kalarak Türkiye’deki hastaların yaşamlarında olumlu bir etki yaratmaya devam edeceğiz.
İlaç Sektörü-Hekim ve Eczacıların Dergisi