Kanser, küresel ölçekte önde gelen ölüm nedenlerinden biri olarak sağlık sistemleri ve toplumlar üzerinde önemli bir yük oluştururken, milyonlarca insanı etkileyen ekonomik ve sosyal sonuçlar doğuruyor. Bu nedenle onkolojide değer yaratımı, giderek daha fazla hasta yolculuğunu merkeze alan ve toplumsal faydayı sürdürülebilir şekilde artıran entegre yaklaşımlar üzerinden yeniden tanımlanıyor. Roche İlaç Türkiye’nin bu dönüşüme yön veren yaklaşımını 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında, Genel Müdür Farid Bidgoli ve Medikal Lider Dr. Mahir Kurt anlattı.
“Tedavi sürecini optimize ederek klinik deneyimde fark yaratmayı hedefliyoruz”

Bu dönüşümün hasta tarafındaki yansımalarına dikkat çeken Roche İlaç Türkiye Genel Müdürü Farid Bidgoli, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Kanser, klinik sürecin yanı sıra, bireyin yaşamının pek çok alanını etkileyen çok boyutlu bir durum. Bu nedenle onkolojide yaklaşımımızı, tıbbi başarıyla birlikte hastaların ve yakınlarının bu yolculuğu nasıl deneyimlediğine odaklanarak şekillendiriyoruz. Bilimsel inovasyonu ileri taşırken, bu yenilikleri daha fazla insana ulaştıracak iş birlikleri kurmayı önceliklendiriyoruz. Bilimsel gelişmeler doğrultusunda, sunduğumuz çözümlerle bireylerin yaşam kalitelerini artırmayı ve sevdikleriyle geçirecekleri o en anlamlı, değerli anları korumayı hedefliyoruz. Bu nedenle onkoloji alanında tedavi sürecinde geçirilen süreyi optimize ederek klinik deneyimde fark yaratmayı hedefliyor ve bu deneyime katkı sunmak üzere çalışıyoruz.”
“Onkolojik veriyi klinik ve sosyo-ekonomik değere dönüştürmek üzere çalışıyoruz”
Bu bütüncül vizyon, onkolojik verinin somut klinik ve toplumsal çıktılara dönüştürülmesiyle hayat buluyor. Roche İlaç Türkiye Medikal Lideri Dr. Mahir Kurt, stratejik çalışmaların bu yaklaşım üzerine kurgulandığını şu sözlerle ifade ediyor: “Onkoloji stratejilerimizi, yarının sağlık ihtiyaçlarını bugünden analiz ederek proaktif bir yaklaşımla şekillendiriyoruz. Özellikle meme, akciğer ve gastrointestinal sistem (GİS) kanserleri ile hematoloji gibi yüksek önem arz eden alanlarda, veriyi derinlemesine içgörülere dönüştürmek en büyük önceliğimiz. Temel motivasyonumuz, bu analizleri hem klinik başarıya hem de ölçülebilir bir toplumsal değere tahvil etmek.
Bu yaklaşımın somut örneklerinden biri, Roche İlaç Türkiye tarafından Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Simten Malhan ile Ankara Şehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Kliniği Eğitim Görevlisi Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur’un katkılarıyla hazırlanan ‘Erken Evre HER2+ Meme Kanserinde Kişiselleştirilmiş Tedavi Yaklaşımlarının Klinik, Ekonomik ve Toplumsal Değeri’ araştırması. Çalışma, kişiselleştirilmiş tedavilerin çok boyutlu etkisini ortaya koyuyor: 10 yıllık projeksiyonda 3.800’den fazla kadında metastazın önlenebileceği ve yaklaşık 25,4 milyar TL tasarruf potansiyeli bulunduğu öngörülüyor.² Erken evre müdahaleler, yalnızca sağkalımı artırmakla kalmıyor; hastaların sosyal ve ekonomik hayata katılımını da destekliyor.²
Öte yandan, Roche İlaç Türkiye tarafından, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği ve Türk Kanser Derneği’nin katkılarıyla hazırlanan ve Ipsos Türkiye tarafından yürütülen “Akciğer Kanserinde Deneyim ve İçgörü Haritası” çalışması, hasta ve hekim perspektiflerini bir araya getirerek sistemdeki kritik ihtiyaç alanlarını ortaya koyuyor. Bulgular, akciğer kanseri yönetiminde kişiselleştirilmiş yaklaşımların standart hale geldiğini; immünoterapiler ve hedefe yönelik yenilikçi tedavilerin son 10 yılda KHDAK tedavisinde önemli bir dönüşüm yarattığını gösteriyor.³”
“Doğrulanmış bilgiye bir sağlık standardı olarak görüyoruz”

Onkolojide klinik müdahalelerin etkinliği kadar, bireylerin doğru bilgiye zamanında erişimi de kritik bir rol oynuyor. Bu yaklaşımın hasta odaklı çözümlerin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Dr. Mahir Kurt, sahadaki etkiyi şu sözlerle aktarıyor: “Onkoloji alanındaki kazanımlarımız, yenilikçi tedavileri en hızlı şekilde bireylerin erişimine sunmakla birlikte; hastaların doğru bilgiye zamanında erişimiyle de doğrudan ilişkili. Bu vizyonla, Türk Cerrahi Derneği öncülüğünde hayata geçirdiğimiz ‘Meme Kanseri Erken Tanı Farkındalık Eğitimleri Projesi’ ile özellikle doğu illerinde farkındalığı artırmayı hedefliyoruz. Türkiye Meme Hastalıkları Dernekleri Federasyonu ile hayat geçirdiğimi Sanal Konsey Platformu ise vaka tartışmalarını dijital ortama taşıyarak multidisipliner karar süreçlerini güçlendiriyor.”
“Onkolojide sürdürülebilir değer, entegre ve iş birliğine dayalı yaklaşımlarla mümkün”
Onkoloji alanındaki dönüşüme değinen Farid Bidgoli, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Günümüzde onkoloji, birbirinden bağımsız ilerleyen çözümlerle değil; farklı disiplinlerin bir araya geldiği entegre yapılarla gelişimini sürdürüyor. Farkındalık çalışmalarından dijital sağlık uygulamalarına kadar uzanan bu geniş ekosistem, tüm paydaşların eş zamanlı ve uyum içinde hareket etmesini gerektiriyor. Bu bütüncül yaklaşım, onkolojide kalıcı etki yaratmanın temelini oluşturuyor. Bilimsel birikimimizi ve iş birliklerimizi, hastaların günlük yaşamlarında somut karşılık bulan ve uzun vadede toplumsal fayda yaratan çözümlere dönüştürmeyi önceliklendiriyoruz.”
İlaç Sektörü-Hekim ve Eczacıların Dergisi