Cumartesi , Temmuz 24 2021

Teva, Sudocrem ile OTC Alanına Güçlü Bir Giriş Yapıyor

Selen Tütüncüoğlu

Teva Türkiye Sudocrem Ürün Müdürü

Sizi, Teva’yı ve bağlı olduğunuz birimi biraz tanıyabilir miyiz? 

 Teva 120 senedir, eşdeğer ve biyofarmasötik ürünlerde global lider haline gelerek hastaların yaşamını daha iyi bir noktaya getirmeyi misyon edinmiş, 40.000 çalışanı ile her gün yaklaşık 200 milyon insana kaliteli bir yaşam sunmak üzere hizmet sağlayan global bir firma. Ayrıca, güçlü orijinal ilaç ve öncü global eşdeğer ilaç portföyü ile 60 ülkede faaliyet gösteren firmamızın 68 üretim tesisi bulunuyor. Teva Türkiye ise, onkoloji, multipl skleroz ve merkezi sinir sistemi & solunum olmak üzere 4 farklı terapötik alanda en iyi hizmeti sağlarken, Mart 2021 itibariyle ticari girişimler direktörlüğümüz, sektördeki tecrübesiyle kayda değer farklar yaratacağına inandığımız Teva Ticari Girişimler Direktörü Cemal Battal`a bağlı olup OTC alanına güçlü bir giriş yapıyor.

 Ticari Girişimler Birimi kendi içinde OTC alanı dışında farklı fonksiyonları da barındırıyor, ancak bu birimin öncelikli misyonu Teva Türkiye’nin birçok ülkede de olduğu gibi sayılı OTC firmalarından birisi olması adına doğru adımları, en hızlı şekilde atmasıdır. Bunun için de ilk adımımız Sudocrem’in Teva bünyesi altında yeniden lansmanını yapmak olacak. Ben de bu adımları atmak için Aralık 2020 itibariyle ticari girişimler birimine Sudocrem ürün müdürü olarak başladım. Bu arada belirtmeliyim ki ben de nispeten yeni bir anne sayılırım, 15 aylık bir kızım var. Sudocrem ile bu dönemde zaten tanışmıştım, hem çok hızlı etki eden yapısı hem de kavanoz formda oluşunun getirdiği kullanım kolaylığı ile hayatımızı kolaylaştırdı. Bu kadar memnun kaldığım, güvenerek kullandığım ve ‘lovemark’ım olarak ifade ettiğim bir markanın ürün müdürü olduğum için açıkçası kendimi çok şanslı hissediyorum.

Kendimden biraz daha detaylı bahsetmem gerekirse 2009 yılında ODTÜ İktisat Bölümü’nden mezun oldum ve ardından İtalya’da Politecnico di Milano’da master derecemi tamamladım. İtalya dönüşü kariyerime Garanti Bankası`nda başladım, ancak bankacılık sektörünün bana göre olmadığına karar vererek 2013 yılında Unilever firmasına geçtim. Annelik iznim öncesinde 7 yıl boyunca çalışmış olduğum Unilever’de dijital pazarlama, ticari pazarlama, marka yönetimi gibi pazarlamanın birçok farklı alanlarında çalıştım. Şimdi hem bu alanlardaki tecrübemi hem de annelik iç görülerimi kullanarak benim için de yeni olan bu alanda Sudocrem’i ve OTC işimizi büyütme planımıza katkı sağlamaya çalışıyorum.

OTC pazarına adım atmanızı sağlayan Sudocrem’i biraz anlatır mısınız?

 Sudocrem 90 yıllık bir deneyim ve günümüze kadar değişmeyen güçlü bir formüle sahip. Hikâyemiz 1931 yılında Dublin’de Eczacı Profesör Thomas Smith`in doğa ve bilimi harmanlayarak yarattığı, bebek pişiğini rahatlatan ve pişik öncesi koruma sağlayan krem formülü ile başlıyor. Yıllar içinde ise İngiltere’de pazar lideri oluyor ve dünyanın dört bir köşesinde kendinden başarıyla söz ettiriyor. Sudocrem halen İngiltere’nin 1 numaralı ve dünyanın en büyük 4. pişik kremi markasıdır.

Türkiye’ye gelecek olursak; bir Teva markası olan Sudocrem’in satış ve pazarlaması yıllardır iş birliği içinde olduğumuz anlaşmalı bir distribütör tarafından yapılıyordu. Yani ürünümüz hali hazırda ülkemizde de bulunan ve çok sevilen bir marka. 2020 yılında aldığımız kararla Teva olarak tüm satış ve pazarlama aktivitelerini kendimiz yürütmeye karar verdik. Yani ‘Sudocrem Evine Dönüyor!

Türkiye’deki OTC pazarını genel olarak değerlendirir misiniz?  Dünyadaki OTC pazarı ile Türkiye’yi kıyaslayacak olursanız neler söyleyebilirsiniz? İlaç pazarı ve OTC’nin temel farkları neler?

 OTC alanı benim de yeni olduğum bir alan. İlk etapta şunu söyleyebilirim; son yıllarda dünya çapında tüketicilerde artan eğitim düzeyiyle beraber sağlık bilinci de arttı. Bu durum insanların beraberinde sağlıklarını korumak için hem spora, hem doğal yaşama yöneldikleri ve hem de OTC alanında bulunan ürünlerden takviye aldıkları gözlemleniyor. Ayrıca bu yönelim Covid süreci ile daha belirgin bir şekilde ortaya çıktı. Buradaki potansiyel ise, ilaç şirketlerinin OTC alanındaki planlarını ajandalarında önceliklendirmesini sağlıyor.

Dünya OTC pazarı, birinciliği ABD’nin göğüslediği gelişmiş bir pazar. Rekabet yoğun, yüzlerce kategori, binlerce marka var. Türkiye’yi bu pazardaki gelişmiş ülkelerden ayıran en önemli etken ise ülkemizde henüz bir OTC yasası olmaması. Bu yasanın olmaması ürünlerin tanıtım faaliyetlerini doğrudan, sektörün büyümesini de dolaylı olarak etkiliyor.

İlaç ve OTC farklarına gelirsek eğer, ilaç pazarı ve OTC iç içe gibi görünse de aralarında önemli farklar var. İlaç sektörü Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere çeşitli yerli ve yabancı sağlık otoriteleri tarafından belirlenmiş regülasyonlara tabi. Bu regülasyonlar tanıtım faaliyetlerine net kurallar koyuyor ve nihai tüketiciye/hastaya direkt bir iletişim yapmanın önünü tamamen kapıyor. OTC ürünleri ise ilaç statüsünde olmaması sebebiyle ilaçların içinde bulunduğu keskin hatlarla çizilmiş yasal yönetmeliklere tabi değil. Bu durum OTC ürünleri için nihai tüketiciye yapılacak tanıtımların önünü açıyor. Ancak OTC alanında çalışmamıza rağmen, ilaç firmasında bulunmanın verdiği sorumluluk ve Sağlık Bakanlığı`nın belirli kuralları çerçevesinde çalıştığımız için FMCG sektöründe ürün müdürü olarak çalışma dönemim ile kıyaslarsam yapabileceklerimi yine de kısıtlı buluyorum ama bu kısıtların yaratıcılığı da geliştirdiğini düşünüyorum, onun için de bu alanda büyük bir heyecan ve özveriyle çalışıyorum.

Pandemi süreci OTC pazarını olumlu yönde etkiledi diyebilir miyiz sizce?

 Koronavirüs salgını tüketici gözünde ‘koruyucu sağlık’ konusunun önemini oldukça artırdı. Bu bağışıklığı güçlendirme isteğine hastaneye gitme korkusu da eklenince OTC ürünlerine ilgi de arttı.  Bilindiği üzere pandemi sürecinde online satın alımlar da büyük oranda arttı. OTC ürünlerinin de kolayca satın alınabilmesi ile bir yandan da evde ve internette geçirilen sürelerin artması, detaylı inceleme fırsatlarının bulunması sebebiyle kesinlikle olumlu yönde etkilendi diyebiliriz

Teva Türkiye olarak OTC pazarına sunacağınız yeni ürünler olacak mı? Bu alanda uzun vadeli hedefleriniz neler?

 Teva global olarak da Türkiye’de de bu alanda stratejik büyümeyi çok önemsiyor.

Dünyanın farklı ülkelerinde, farklı kategorilerde güçlü OTC markalarımız var. Önümüzdeki dönemde tüm bunları değerlendirecek ve OTC alanında ses getirecek stratejik lansmanlar yapacağız. Ancak kısa vadede odağımız Sudocrem. Sudocrem her ne kadar şu an ülkemizde sadece pişik kremi olarak bulunsa da global portföyümüzde çok farklı ürünleri var, hedefimiz en hızlı şekilde Sudocrem’in bu farklı ürünlerini de getirerek markamızı Türkiye’de büyütmek.

 

 

 

 

 

İlginizi çekebilir

Amgen ve Gensenta Çalışanlarından Türk Eğitim Vakfı Bünyesinde Burs Alan Öğrencilere Mentorluk Desteği

Kurumsal vatandaşlık anlayışı ile gönüllülük esaslı çalışmalara odaklanan Amgen Türkiye, Türk Eğitim Vakfı’nın bursiyerlerine Mentorink …