Inpharmus Medikal Ekibi, Hasta Yaşamına Değer Katmaya Odaklanıyor

Sağlık sektöründe bilginin üretim ve paylaşım hızı her geçen gün artarken, medikal ekiplerin rolü de klasik bilimsel destek anlayışının ötesine geçerek stratejik bir boyut kazanıyor. Inpharmus Medikal Ekibi, bilimsel doğruluk, etik yaklaşım ve hasta yararını merkeze alan çalışma modeliyle bu dönüşümün dikkat çeken örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Gerçek yaşam verilerinden dijital çözümlere, saha içgörülerinden eğitim projelerine uzanan geniş bir perspektifle faaliyet gösteren ekip, sağlık profesyonelleriyle kurduğu bilimsel iş birlikleri aracılığıyla sürdürülebilir değer üretmeyi hedefliyor. Inpharmus Medikal Direktörü Mehmet Apaydın ile gerçekleştirdiğimiz bu kapsamlı söyleşide, medikal birimlerin değişen rolünü, geleceğin sağlık ekosistemini ve hasta odaklı bilimsel yaklaşımın sektöre yansımalarını konuştuk.

Biriminizin şirket organizasyonunuz içindeki yeri ve önemi nedir?

Tıbbi bilginin sürekli yenilendiği, klinik yaklaşımların hızla geliştiği bir dönemde Inpharmus Medikal Ekibi olarak sağlık profesyonellerinin güncel, doğru ve güvenilir bilimsel bilgiye erişimini kolaylaştıran stratejik bir paydaş olmayı hedefliyoruz.

Temel amacımız, bilimsel gelişmelerin doğru zamanda, uygun içerik ve iletişim kanallarıyla sağlık profesyonellerine ulaşmasına katkı sağlamak ve güncel yaklaşımların daha iyi anlaşılmasını desteklemek. Bu doğrultuda medikal ekibimiz, organizasyonun bilimsel pusulası olarak konumlanıyor. Stratejik kararların şekillenmesinde bilimsel doğruluğu, klinik içgörüyü, etik ilkeleri ve hasta yararını temsil ediyor.

Önceliklerimizden biri de Türkiye’deki sağlık ihtiyaçlarına verilen bilimsel yanıtın hızını küresel gelişmelerle uyumlu bir düzeye taşımak. Güncel bir klinik verinin, yeni bir kılavuz önerisinin veya bilimsel gelişmenin zamanında değerlendirilmesi, özellikle nadir, ciddi ve yaşamı tehdit eden hastalıklarda hastalar ve aileleri için büyük önem taşıyor.

Bu nedenle rolümüzü yalnızca bilgi üretmek ve aktarmakla sınırlı görmüyoruz. Bilimin rehberliğinde ortak bir anlayış oluşturmayı, kurum içindeki bilimsel yaklaşımı güçlendirmeyi ve hasta yararını gözeten sürdürülebilir bir çalışma kültürüne katkıda bulunmayı sorumluluğumuzun önemli bir parçası olarak değerlendiriyoruz.

Medikal departman olarak firmanızda hangi işleri yapıyorsunuz?

Medikal departmanımız, genç, dinamik ve multidisipliner ekip yapısıyla gelişimini sürdürüyor. Medical Science Liaison (MSL) ekiplerimiz, sağlık profesyonelleri ile şirket arasında iletişim kurmanın ötesinde, bilimsel diyaloğun gelişmesine katkı sağlayan paydaşlar olarak görev yapıyor.

Sahadaki her etkileşimimizi bilimsel doğruluk, etik iletişim, klinik ihtiyaçların anlaşılması ve karşılıklı bilgi paylaşımı temelinde yürütüyoruz. Ekiplerimiz; kanıta dayalı veriler, güncel literatür, klinik çalışmalar ve uygun olduğunda gerçek yaşam verileri doğrultusunda sağlık profesyonelleriyle bilimsel görüşmeler gerçekleştiriyor. Bu görüşmeleri tek yönlü bir aktarım olarak değil, farklı deneyimlerin paylaşıldığı, ihtiyaçların daha iyi anlaşıldığı ve bilimsel düşüncenin karşılıklı geliştiği bir etkileşim alanı olarak görüyoruz.

Tedavi uygulama kararını bağımsız klinik değerlendirmeleri sonucunda vermiş hekimlere, ilgili başvuru süreçleri öncesinde ve sonrasında, talep ve ihtiyaçları doğrultusunda güncel medikal literatür çerçevesinde bilimsel bilgi desteği sağlıyoruz. İlgili tedavilere ilişkin yeni bilimsel gelişmeleri, yayımlanan klinik verileri, güvenlilik bilgilerini ve kılavuz güncellemelerini düzenli olarak izliyor; bu bilgilerin doğru, dengeli ve güncel biçimde paylaşılmasına özen gösteriyoruz.

Kurum içinde de bilimsel bilgi odağı rolünü üstleniyoruz. Düzenli medikal eğitimler, vaka tartışmaları, literatür değerlendirmeleri ve bilimsel gelişme oturumlarıyla ekiplerimizin güncel bilgiye erişimini destekliyoruz. Ayrıca bilimsel eğitim toplantıları, danışma kurulları, veri paylaşım projeleri, yayın süreçleri, farkındalık çalışmaları ve iç eğitim programları yürütüyoruz.

Tüm bu çalışmaların ortak amacı, bilginin paylaşılmasının ötesine geçerek sağlık profesyonelleri, medikal ekipler ve kurum içi paydaşlar arasında sürdürülebilir bir öğrenme ve gelişim alanı oluşturmak.

Medikal departman olarak ne gibi projeler üretiyorsunuz?

Amacımız yalnızca etken maddeleri ve tedavi yaklaşımlarını anlatmak değil, bilimsel bilgiyi klinik ihtiyaçlarla buluşturarak hastaların yaşamına değer katabilecek çözümlerin geliştirilmesine katkıda bulunmak.

Bu doğrultuda medikal ekibimiz; derinlemesine bilimsel araştırmayı, saha deneyimini, dijital çözümleri, veri analizini ve hasta yolculuğuna ilişkin içgörüleri bir araya getiren stratejik bir paydaş olarak konumlanıyor. Gerçek yaşam verisi projelerinden bilimsel danışma kurullarına, farkındalık çalışmalarından eğitim platformlarına kadar her projemizi bilimsel doğruluk, klinik anlamlılık, etik sorumluluk ve hasta yararı arasındaki denge üzerine kuruyoruz.

Proje geliştirirken karşılanmamış ihtiyaçları, sağlık profesyonellerinin bilgi beklentilerini ve literatürdeki gelişmeleri birlikte değerlendiriyoruz. Klinik araştırmaları, kongre verilerini ve kılavuz güncellemelerini düzenli olarak izliyor; yapay zekâ, dijital araçlar ve veri analitiğinden uygun süreçlerde ve gerekli kontrol mekanizmaları çerçevesinde yararlanıyoruz. Böylece iç paydaşlarımızın öğrenme deneyimlerini daha kişiselleştirilmiş, etkili ve sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlıyoruz.

Bilimsel danışma toplantıları, vaka değerlendirmeleri ve ortak projeler aracılığıyla klinik uygulamadaki ihtiyaçları daha yakından anlamaya çalışıyoruz. Sahadan elde edilen içgörüleri tanımlı süreçler içinde değerlendiriyor; medikal stratejilerin, eğitimlerin ve bilimsel projelerin gelişiminde kullanıyoruz. Her yeni projeyi, bilimin, klinik deneyimin ve insan ihtiyacının buluştuğu noktada sürdürülebilir değer yaratma fırsatı olarak görüyoruz.

Medikal departmanın yürüttüğü çalışmaların etkileri ve sonuçları nasıl ölçülüyor veya değerlendiriliyor?

Medikal çalışmaların etkisini değerlendirirken toplantı, içerik veya erişilen kişi sayısı gibi nicel göstergelerin tek başına yeterli olmadığını düşünüyoruz. Bilimsel niteliği, sağlık profesyonellerinin ihtiyaçlarına ne ölçüde yanıt verildiğini, elde edilen içgörülerin kalitesini ve kurum içinde sağlanan gelişimi de dikkate alıyoruz.

Bilimsel toplantıların katılım ve erişim düzeyi, eğitimlerin öğrenme hedeflerine katkısı, sağlık profesyonelleri ile iç paydaşların geri bildirimleri, bilimsel sorulara verilen yanıtların niteliği ve zamanlaması, içgörülerin ilgili süreçlerde değerlendirilmesi ve bilimsel iş birliklerinin sürdürülebilirliği izlediğimiz göstergeler arasında yer alıyor.

Medikal faaliyetlerin hasta sonuçları üzerindeki etkisinin çok sayıda klinik, sosyal ve bireysel değişkene bağlı olduğunun bilincindeyiz. Bu nedenle kendi katkımızı doğrudan sonuç sahiplenmek üzerinden değil; bilimsel bilginin doğru ve zamanında paylaşılması, karşılanmamış ihtiyaçların daha iyi anlaşılması ve sağlık profesyonelleriyle güvene dayalı, sürdürülebilir iş birlikleri kurulması üzerinden değerlendiriyoruz.

Bizim için asıl başarı, üretilen bilimsel değerin insan yaşamında anlamlı bir karşılık bulmasıdır. Medikal ekip olarak bu sonuçların tek başına yaratıcısı değil, bilimsel bilgi ve klinik uzmanlığın çok paydaşlı sağlık sistemi içinde hasta yararına dönüşmesine katkı sağlayan yapılardan biri olduğumuzu biliyoruz.

Medikal birimlerin çalışmalarında son yıllardaki en önemli eğilimler ve güncel kavramlar nelerdir?

Medikal departmanlar, yalnızca bilimsel bilgi paylaşan destek birimleri olmaktan çıkarak şirketlerin stratejik yapısında daha merkezi bir rol üstleniyor. Günümüzde temel odak, veriyi toplamanın ötesine geçerek onu bilimsel ve klinik açıdan anlamlı içgörülere dönüştürmek; bu içgörülerle hasta yolculuğundaki ihtiyaçların, medikal stratejilerin ve projelerin daha doğru şekillenmesini desteklemek.

Bu dönüşümün temelinde MSL yapılanmalarının güçlenmesi, gerçek yaşam verileri, dijitalleşme, veri analitiği, yapay zekâ uygulamaları, multidisipliner çalışma kültürü ve sistematik içgörü yönetimi yer alıyor.

Bilgiye erişimin hızlanması, medikal ekiplerin eleştirel değerlendirme sorumluluğunu da artırıyor. Artık önemli olan yalnızca bilgiye ulaşmak değil; doğru, güvenilir, dengeli ve klinik açıdan anlamlı veriyi seçmek, bağlamı içinde değerlendirmek ve sağlık profesyonellerinin ihtiyaçları doğrultusunda zamanında paylaşmak.

Sağlık profesyonelleriyle kurulan ilişkiler de bu dönüşümden etkileniyor. Tek yönlü aktarım modellerinin yerini karşılıklı bilimsel tartışmaların yürütüldüğü, klinik deneyimlerin paylaşıldığı, saha içgörülerinin sistematik biçimde değerlendirildiği ve farklı disiplinlerin ortak ihtiyaçlar etrafında buluştuğu iş birliği modelleri alıyor. Inpharmus olarak biz de her teması birlikte öğrenmenin, bilimsel gelişmeleri farklı perspektiflerden değerlendirmenin ve hasta yararına değer üretmenin bir yolu olarak görüyoruz.

Gelecekte firmalarda medikal birimlerin rolünün ne yönde değişeceğini ve gelişeceğini öngörüyorsunuz?

Küresel ölçekte medikal birimlerin rolü, bilimsel bilgi aktaran bir yapıdan; bilimsel içgörüyü stratejiye dönüştüren, karşılanmamış ihtiyaçların anlaşılmasına katkı sağlayan ve sağlık profesyonelleriyle uzun vadeli iş birlikleri geliştiren stratejik bir paydaş modeline doğru ilerliyor.

Yapay zekâ, gerçek yaşam verileri, dijital sağlık teknolojileri ve gelişmiş veri analitiği bu dönüşümü hızlandıracak. Gelecekte medikal ekiplerin farklı veri kaynaklarını bütüncül biçimde değerlendiren, yeni gelişmeleri daha hızlı analiz eden, bilimsel sorulara daha çevik yanıt veren ve değişen bilgi ihtiyaçlarını daha erken öngörebilen yapılara dönüşeceğini düşünüyoruz.

Türkiye’deki sağlık ihtiyaçlarına verilen bilimsel yanıtın hızını dünyadaki gelişmelerle uyumlu hale getirmek de bu dönemin önemli sorumluluklarından biri olacak. Bununla birlikte değişim yalnızca teknolojiyle sınırlı değil. Sağlık profesyonelleri ile medikal ekiplerin bilime daha yakın olduğu, karşılıklı öğrendiği ve çalışmaların sonuçlarını daha açık değerlendirebildiği bir etkileşim modelinin gelişmesi, dönüşümün insani boyutunu oluşturuyor.

Inpharmus Medikal Ekibi olarak bilimi yalnızca izleyen değil, gelişmeleri hasta odaklı bir bakış açısıyla yorumlayan; bireyselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarının bilimsel temelinin anlaşılmasına katkıda bulunan ve sağlık profesyonelleriyle birlikte çözüm alanları geliştiren bir yapıya doğru ilerliyoruz. Amacımız, doğru bilimsel bilginin doğru zamanda doğru paydaşla buluşmasını destekleyerek sürdürülebilir değer yaratmak.

Bir projeye başlarken ilk olarak bilimsel veriye mi, saha ihtiyacına mı yoksa hasta yolculuğuna mı bakıyorsunuz?

Bizim için bu üç başlığı birbirinden ayırmak mümkün değil. Bilimsel veri, sahadan gelen içgörüler ve hasta yolculuğu çoğu zaman aynı konunun farklı boyutlarını gösteriyor. Bu nedenle projeye tek bir noktadan değil, üç alanı birlikte değerlendirerek başlıyoruz.

Bilimsel veri çalışmanın temelini oluşturuyor. Güncel literatür, klinik veriler ve kılavuzlar bize konunun bilimsel çerçevesini sunuyor. Ancak güçlü bir dayanak tek başına iyi bir proje için yeterli olmayabilir; bilginin klinik uygulamada karşılık bulması ve hasta yolculuğunda anlamlı bir ihtiyaca dokunması gerekir.

Sağlık profesyonelleriyle yaptığımız görüşmeler, hangi konuların daha fazla açıklığa ihtiyaç duyduğunu, hangi soruların yanıt beklediğini ve nerede bilimsel desteğe gereksinim olduğunu gösteriyor. Hasta yolculuğu ise tanıdan tedaviye, izlemden günlük yaşama kadar hastaların ve ailelerin deneyimini anlamamızı sağlıyor.

Bu nedenle her projenin başında üç soru soruyoruz: Bilim bize ne söylüyor, saha ne gösteriyor ve bu çalışma hasta yolculuğuna nasıl katkı sağlayabilir? En güçlü projelerin bilimsel kanıtı, klinik pratiğin gerçeklerini ve insan yaşamındaki karşılığını aynı noktada buluşturan projeler olduğuna inanıyoruz.

Inpharmus Medikal Takımı’nın vizyonundan bahseder misiniz?

Vizyonumuz; bilimi yalnızca takip eden değil, doğru sorularla derinleştiren, farklı uzmanlıkları ortak bir amaç etrafında buluşturan ve sağlık ekosistemine kalıcı değer sunan bir medikal yapı oluşturmak.

Bizim için güçlü bir medikal ekip yalnızca sahip olduğu bilgiyle değil; dinleme biçimi, merakı, eleştirel düşünme yetkinliği ve güvene dayalı ilişkileriyle fark yaratır. Bu nedenle ekip kültürümüzü birlikte öğrenme, açık bilimsel iletişim ve ortak sorumluluk anlayışı üzerine inşa ediyoruz.

Her hastalık alanının arkasında kendi hikâyesi, beklentileri ve geleceğe dair planları olan insanlar bulunduğunu unutmuyoruz. Bu yaklaşım, çalışmalarımıza hem bilimsel disiplin hem de insani anlam kazandırıyor. Gelecekte Inpharmus Medikal Ekibi’ni öğrenmeye devam eden, değişime cesaretle uyum sağlayan, güvenilirliğiyle örnek olan ve genç medikal profesyonellerin gelişimine alan açan bir ekip olarak görmek istiyoruz. Bizim için vizyon, yalnızca ulaşılacak bir hedef değil, her gün çalışma biçimimizi ve aldığımız sorumluluğu şekillendiren ortak bir duruş.

Medikal ekip olarak geleceğe nasıl bir iz bırakmak istiyorsunuz?

Bizim için iz bırakmak yalnızca hatırlanmak değil, insan yaşamında kalıcı ve anlamlı bir karşılık yaratabilmektir. Geleceğe bırakmak istediğimiz iz, projelerin, toplantıların ve içeriklerin ötesinde, insanların kendi yaşamlarına yeniden yön verebildiği bir geleceğe katkıda bulunmak.

En büyük arzumuz, Türkiye’de yaşayan her hastanın dünyanın başka bir yerindeki hastalarla eşit sağlık koşullarına sahip olabildiği; bilimsel yeniliklerden ve uygun tedavi seçeneklerinden mümkün olduğunca eş zamanlı ve adil biçimde yararlanabildiği bir sağlık ekosisteminin gelişmesini desteklemek.

Bu vizyon tedaviye erişimin de ötesine uzanıyor. Bir hastanın sağlık yolculuğunda ilerleme kaydetmesi; eğitimine veya işine dönebilmesi, ailesiyle zaman geçirebilmesi, üretebilmesi, hayal kurabilmesi ve kendi yaşam öyküsünü sürdürebilmesi anlamına geliyor. Bu nedenle hastaların, hastalıklarının ötesinde bir yaşam kurabilmelerine alan açan sağlık anlayışını önemsiyoruz.

Gelecekte yalnızca kurumsal başarılarımızla değil, insanların kendi hikâyelerini yazabilmelerine ve toplumlarına katkı sunabilmelerine ne ölçüde alan açtığımızla hatırlanmak istiyoruz. Bırakmak istediğimiz en kalıcı iz, kendi ismimizi görünür kılan değil, dokunduğumuz insanların yaşamlarında çoğalan bir iz.

İlginizi çekebilir

Atabay, SciREACT Projesi Kapsamındaki Aşı Üretim Çalışmalarını Tamamladı

Türkiye’nin köklü ilaç üreticilerinden Atabay, COVID-19’a Karşı Bilimsel Yanıt (SciREACT) Projesi kapsamında yürüttüğü çalışmalarla RBD tabanlı ve plazmid DNA tabanlı aşıların teknoloji transferlerini başarıyla tamamladı. Proje, gelecekte ortaya çıkabilecek salgınlara ve yeni hastalık etkenlerine karşı daha hızlı ve etkili aşı geliştirme kapasitesinin güçlendirilmesi açısından stratejik önem taşıyor.