Ankilozan Spondiliti Erken Tanıyın, Ağrıya Boyun Eğmeyin!

Toplumsal farkındalık yaratmak amacıyla her yıl mayıs ayının ilk cumartesi günü Dünya Ankilozan Spondilit (AS) Günü olarak kabul ediliyor. Halk arasında iltihaplı bel romatizması olarak bilinen AS hastalığına dikkat çekmek amacıyla 8 Mayıs Dünya AS Günü’nde Ankilozan spondiliti erken tanıyın, ağrıya boyun eğmeyin! sloganı ile yeni bir farkındalık kampanyası hayata geçirildi.

8 Mayıs Cumartesi günü oynanan Trabzonspor – Antalyaspor maçı esnasında gerçekleştirilen farkındalık etkinliğinde futbolcular maça çıkarken her zamanki gibi koşarak değil, yere yakın bir körükten eğilerek sahaya çıkarak AS hastalığına dikkat çekti. Maçın spikeri ise “Değerli futbolseverler, bugün her iki takım da gördüğünüz gibi sahaya biraz zorlanarak çıkıyor. Nedeni ise omurgada hareket kısıtlılığı yaratan iltihaplı bel romatizması ankilozan spondilite dikkat çekmek. Eğer 3 aydan uzun süren bel ağrınız varsa, ağrınız dinlenmeyle artıyorken hareketle azalıyor ve sabahları 30 dakikadan fazla süren bel tutukluluğunuz varsa mutlaka doktorunuza danışın. Ankilozan spondiliti erken tanıyın, ağrıya boyun eğmeyin!” anonsu ile hastalıkta erken tanının önemini vurguladı.

Kampanya ile ilgili açıklamalarda bulunan Türkiye Romatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Fatoş Önen; “Ülkemizde her 200 kişiden birinde görülen AS hastalığında erken tanı büyük önem taşıyor. Toplumu doğru şekilde, doğru yollardan bilgilendirmeyi ve hastalığın geniş kitleler tarafından duyulmasını hedefleyen kampanyanın bu anlamda başarıya ulaşmasından ötürü son derece mutluyuz” dedi.

 3 aydan uzun süren bel ağrısı AS hastalığı olabilir

 Hastalıkla ilgili bilgiler veren Prof. Dr. Fatoş Önen; “AS vücutta birçok sistemi tutan inflamatuvar bir hastalık. Günümüzde inflamatuvar bel ağrısı sıklıkla mekanik bel ağrısıyla karıştırılıyor. İnflamatuvar bel ağrısını mekanik bel ağrısından ayıran önemli farklılıklar bulunmaktadır. İnflamatuvar bel ağrısı ağırlıklı olarak 40 yaşın altındaki kişilerde başlamakta, ağrılar üç aydan uzun sürmekte ve istirahatla geçmemektedir. Bel ağrısının özellikle gecenin ikinci yarısından itibaren hastaları uyandırması ve sabahları 30 dakikadan uzun süren tutukluğa neden olması da inflamatuvar bel ağrısının belirtileri arasında yer almaktadırdiye konuştu.

AS erkeklerde, kadınlara oranla 2-3 kat daha fazla görülüyor

 Prof. Dr. Fatoş Önen ayrıca, “AS’nin nedeni halen bilinmemekle beraber, güçlü bir genetik bağ söz konusudur. AS yetişkin nüfusun yaklaşık %0,5’ini etkiler ve her yaşta görülebilse de çoğunlukla genç yaşlarda ortaya çıkar. Hastalık erkeklerde, kadınlara oranla 2-3 kat daha sıktırdedi.

AS hastalığının yönetilmesinde, erken tanı büyük önem taşıyor

AS’nin inflamasyon sonucunda bel, sırt, boyun ve kalçanın arka kısımlarında ağrı ve tutukluğa neden olduğunu belirten Prof. Dr. Fatoş Önen, “İlerleyen dönemlerde, bazen kamburluk ve omurgada kalıcı hareket kısıtlılığı gelişebilir. Ankilozan spondilitte göğüs kafesinde, daha çok diz ve ayak bileği gibi büyük eklemlerde ve topuk gibi kas kirişleri ile bağların yapıştığı kemik bölgelerinde de ağrı ve şişlikler ortaya çıkabilir. Ayrıca gözde kızarıklık ve ağrı (üveit), sedef hastalığı veya iltihaplı bağırsak hastalığı AS’ye eşlik edebilir.” diye konuştu. Prof. Dr. Fatoş Önen; “Erken teşhis, egzersiz ve uygun müdahale ile hastaların daha sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmesi mümkündür” diye açıklamalarına devam etti.

 

İlginizi çekebilir

Inpharmus Medikal Ekibi, Hasta Yaşamına Değer Katmaya Odaklanıyor

Sağlık sektöründe bilginin üretim ve paylaşım hızı her geçen gün artarken, medikal ekiplerin rolü de klasik bilimsel destek anlayışının ötesine geçerek stratejik bir boyut kazanıyor. Inpharmus Medikal Ekibi, bilimsel doğruluk, etik yaklaşım ve hasta yararını merkeze alan çalışma modeliyle bu dönüşümün dikkat çeken örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Gerçek yaşam verilerinden dijital çözümlere, saha içgörülerinden eğitim projelerine uzanan geniş bir perspektifle faaliyet gösteren ekip, sağlık profesyonelleriyle kurduğu bilimsel iş birlikleri aracılığıyla sürdürülebilir değer üretmeyi hedefliyor. Inpharmus Medikal Direktörü Mehmet Apaydın ile gerçekleştirdiğimiz bu kapsamlı söyleşide, medikal birimlerin değişen rolünü, geleceğin sağlık ekosistemini ve hasta odaklı bilimsel yaklaşımın sektöre yansımalarını konuştuk.