Bayramda Çürük Oluşumu Artabilir!

Bayramda şeker tüketimine dikkat
Ramazan Bayramı’nda şekerlemeler ve tatlı tüketimi artıyor. Bayram boyunca şekerli gıda tüketimine dikkat edilmesine gerektiğini belirten diş hekimleri, tatlı gıdalar sonrası bol su içilmesini ve dişlerin fırçalanmasını öneriyor. Özellikle Ramazan ayı boyunca su tüketiminin azalması nedeniyle gün içerisinde su tüketimi çok önemli.
Çürük oluşumu artabilir’
Ramazan Bayramı boyunca yoğun tüketilen şekerli gıdaların diş sağlığını olumsuz etkileyeceğini aktaran Dentaluna Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Diş Hekimi Arzu Yalnız Zogun, “Ramazan ayı boyunca vücut, gün içerisinde susuz kalmaya ve yemek yememeye alıştı. Ramazan ayının diş sağlığı açısından en büyük dezavantajı ise su tüketiminin yetersizliği oldu” dedi.
Su tüketiminin azlığından dolayı tükürük akışının azaldığını vurgulayan Diş Hekimi Arzu Yalnız, “Bu nedenle su tüketimi şu an çok daha önemli hale geldi. Bayramla beraber açlıktan şekerli gıdalara geçilmesiyle dişlerdeki çürük oluşumu artabilir” diye konuştu.
‘Vücut sağlığı ağızdan başlıyor’
Tatlı gıdalar yemenin diş sağlığına büyük zararları olduğunu hatırlatan Zogun, “Ramazan boyunca özellikle iftardan sonra tatlı gıdalar çok tüketildi. Bayramda ise daha da çok tüketilecek. Şekerli gıdaları çok fazla tüketmekten kaçınmalıyız. Çünkü tatlı ve karbonhidrat tüketiminin bağışıklığı düşürüyor. Düşük bağışıklık ise koronavirüse davetiye çıkarıyor. Unutmayalım ki vücut sağlığı ağızdan başlıyor” ifadelerini kullandı.
Bol su için
Arzu Yalnız Zogun’un diş sağlığını korumak isteyenlere önerileri ise şöyle: “Bayramda tatlı gıdalardan kaçış yok. Ancak önerim en azından diş aralarının iyi fırçalanması ve bol su tüketilmesi. Sadece diş fırçalamak da yeterli değil. Kalıntıları temizlemek için arayüz fırçası kullanılmalı. Ayrıca çiğnemede mümkün olduğunca her iki tarafında kullanılması gerekiyor. Çünkü bazen tek taraflı çiğnemeye bağlı çiğneme yapılmayan tarafta diş taşı ve çürük oluşumu artabiliyor.”

İlginizi çekebilir

Merck, MS Yolculuğunun Her Aşamasında Hastaların Yanında

Dünya genelinde yaklaşık 3,5 milyon, Türkiye’de ise 70 binin üzerinde bireyi etkileyen Multipl Skleroz (MS), erken tanı ve doğru tedaviyle yönetilebilen kronik bir hastalık olarak öne çıkıyor. Merck Türkiye, MS hastalarının yaşamlarını iyileştirme hedefiyle bilimsel çözümler sunarken; farkındalık ve hasta destek projeleriyle yerel düzeyde öncü bir rol üstleniyor. Merck Türkiye Nöroloji, İmmünoloji, Endokrinoloji ve Genel İlaçlar İş Birim Direktörü Süleyman Değirmenci, MS alanındaki küresel birikimlerini Türkiye’ye nasıl yansıttıklarını anlattı.