Drogsan İlaçları, 47. İstanbul Maratonu’nda Eğitim ve Gelecek için Koştu!

Drogsan İlaçları, Türkiye’nin dört bir yanından gönüllü çalışanlarıyla 2 Kasım Pazar günü düzenlenen 47. İstanbul Maratonu’nda eğitim ve gelecek için koşarak anlamlı bir destek sağladı. Türk Eğitim Derneği’nin “Eğitim Değiştirir” kampanyasını desteklemek üzere maratona katılan Drogsan İlaçları Kurumsal Koşu Takımı, özellikle 6 Şubat depremlerinde ebeveyn kaybı yaşayan burslu çocukların eğitimine destek olmayı, geleceklerine ve umutlarına ışık tutmayı amaçladı. Drogsan gönüllülerinin desteklediği kampanyada, Türk Eğitim Derneği aracılığıyla öğrencilere eğitim bursu olarak aktarılacak önemli miktarda bağış toplandı.

Drogsan İlaçları Genel Müdür Yardımcısı Dr. Sabri Öncel, koşunun anlam ve önemini şu sözlerle ifade etti: “Bu yıl İstanbul Maratonu’nda attığımız her adımın tek bir hedefi vardı: “Gelecek”. 50. yılımız olan 2025 yılında 50 kişilik kurumsal koşu takımımızla anlamlı bir kampanya yürüterek 6 Şubat depremlerinde ebeveyn kaybı yaşayan burslu çocuklarımıza “buradayım” demek ve geleceğe güvenle bakmalarını sağlamak için Türk Eğitim Derneği’nin “Eğitim Değiştirir” kampanyasına destek olmak üzere koştuk. Biliyoruz ki bir çocuğa buradayım demek, geleceği değiştirme gücüdür. Adımlarımız bu yıl özellikle depremzede öğrencilerimize güç verecek. Drogsan gönüllüleri olarak, en çok bağış toplayan kurumlar arasında yer almak gurur verici. Bu vesile ile gönüllü çalışma arkadaşlarımıza yürüttükleri kampanyadaki başarıları ve sosyal duyarlılıkları için teşekkür ediyorum.”

İlginizi çekebilir

Obeziteyle Mücadelede Hekim – Eczacı İş Birliği: HOBİSAD’dan Kritik Uyarı!

Hormon Bilim ve Sağlık Derneği (HOBİSAD) tarafından düzenlenen ‘Bilim Köprüleri – Dengenin Dinamiği’ çalıştayının sonuç raporu, obezite tedavisinde giderek büyüyen bir riske dikkat çekti. Rapora göre, sosyal medyada yayılan hızlı zayıflama vaatleri ve özellikle yeni nesil obezite ilaçlarının hekim kontrolü dışında kullanımı, bireyleri ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya bırakıyor. Uzmanlar, bu eğilimin tedavi güvenliğini tehdit ettiğini ve acil önlem gerektirdiğini vurguluyor.